Teknoloji
Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Emin Hitay: "Embrio yeteneklerin getireceği iş fikirlerine açık"
Bilimsel anlamda, dişi yumurtanın erkek spermi tarafından döllenmesiyle
oluşmuş yedi günlük canlıya "embriyo" deniyor. Teknolojik
anlamda, daha doğrusu "Teknoloji Holding"in kullandığı
anlamda "Embrio", daha tam bir canlı halini almamış, büyümek
için uygun ortam arayan "sanal" fikirleri ve/veya tasarıları
hayata geçiren bir teknoloji üssü! Embrio, fikirleri projenin başlangıç
aşamasından itibaren kendisi bulup geliştirebileceği gibi, kendi
fikirleri için finansman, bilgi ve pazarlama desteği arayan herkese
açık bir yenilikçilik merkezi... Embrio'nun temel motivasyonu; hiç
şans bulamamış, doğru yönlendirilmemiş, sonuna kadar desteklenmemiş
sanal ortamdaki bütün fikirleri doğru bir şekilde değerlendirerek,
"ilk gerçekleştiren" veya "ilk doğru gerçekleştiren"
olmak.
Teknoloji Holding, yeni yatırım projelerinden ilkini Embrio ile
hayata geçirdi. Bu yatırımın çıkış noktası; yetenek, girişimcilik,
yenilikçilik, yeni iş fikirleri ve elbette vizyon... Grubun 18 yıllık
girişimcilik tecrübesinden gelen güçle, bundan sonra yeni iş fikirleri
Embrio ile hayat bulacak, şirketleşecek, büyüyecek... Teknoloji
Holding'in adı bundan sonra "girişimcilik" ve yenilikçilik
ile de anılacak.
Teknoloji Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Emin Hitay ile Embrio'yu ve grubun yeni geleceğini konuştuk.
TH: Teknoloji Holding olarak, Otomotik Tanımlama ve Veri Toplama
(OT/VT), ödeme sistemleri, servis vb. alanlarda faaliyet gösterirken,
yazılım ihracatına odaklanmışken, neden böyle bir alanda yatırım
yaptınız?
Bunun iki nedeni var: Birinci neden, Türkiye ve dünya ekonomisinin
geleceğinde, internet ve mobil tabanlı işlerin çok büyük bir rol
oynayacağını öngörmemiz... Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) ve Devlet
Planlama Teşkilatı'nın (DPT) verilerine göre, 2005'te 15 milyona
ulaşan internet kullanıcı sayısının, 2010 yılında 39 milyona çıkması
bekleniyor. ADSL geniş bantta ise, 2005 kapanışı itibariyle 1,5
milyon olan kullanıcı sayısının -ki şu an itibariyle 2 milyona ulaştı-,
2010 yılında 10 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bankalar Arası
Kart Merkezi'nin (BKM) rakamlarına göre 2005 sonunda 18 milyon olan
e-ticaret işlem adedi 2010'da 90 milyona; 1,319 milyon YTL olan
e-ticaretteki satış hacmi ise 6,595 milyon YTL'ye çıkacak. 2005
sonunda 43 milyona ulaşan cep telefonu abone sayısının yine 2010'da
60 milyona çıkması öngörülüyor. Dünyaya
baktığımızda ise internet kullanıcı sayısının 2005'te bir milyara
yaklaştığını görüyoruz. Son beş yıl bu oran yüzde 160 artmış. Uzun
zamandır yaptığımız fizibilite çalışmaları sonrasında, geleceğe
yatırım yapma vizyonumuz ile bu sektöre adım attık. Bu pazarda katma
değer yaratılacak çok fazla yeni iş olduğunu düşünüyoruz. Son on
yılda kurulmuş Google, Amazon, E-bay gibi şirketler, dünyanın en
büyük şirketlerinin piyasa değerlerini aştı! Bu şirketleri kuran
insanlar ise, iş fikirleri ve yaratıcılıklarından başka sermayesi
olmayan insanlardı. Böyle bir-iki girişimin ortaya çıkması bile,
Türkiye'nin, hepimizin geleceğinde neleri değiştirebilir, düşünün.
Türkiye'deki girişimciliğin ve yeteneğin önünü açmak zorundayız.
Teknoloji ile büyüyen, teknolojiye yatırım yapan bir grup olarak
biz de bunun bilincindeyiz. Girişimciliğin gücüne inanıyoruz. Girişimler
büyür, istihdam yaratır ve yeni girişimleri doğurur. O zaman, gündemimizde
işsizlik, düşük milli gelir, yabancı sermaye, IMF, Dünya Bankası,
dış ticaret açığı ya da bankalardaki yabancı sermaye oranı gibi
konular, tartışmalar belki de hiç olmaz. Dolayısıyla böyle bir yatırım
kararı almamızdaki ikinci temel nedenimiz de buydu. Hem grubumuzun,
hem Türkiye'nin geleceği için önemli bir adım attığımızı düşünüyorum.
TH: Embrio'nun iş tanımı ve amacı nedir?
Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Teknoloji Holding olarak,
Embrio ile 18 yıllık tarihimizde yepyeni bir sayfa açıyoruz. Doğrusu
girişimcilik ruhu taşıyan bir grup olarak yeni adımlar attıkça,
gelişimlerini tıpkı bir çocuğun büyümesi gibi izledikçe ve bunları
paylaştıkça mutlu oluyoruz. Biz girişimcilik gücümüz ve tecrübemizle,
"yeni fikirlerin işe dönüşmesi için", finansmandan pazarlamaya,
teknolojiden yönetime kadar, ihtiyaç duyulan her konuda destek oluşturan
bir platform, Embrio adında bir kuluçka şirket yarattık.
Bu kuluçka şirketindeki yumurtaların hepsi birer yeni fikir ve
proje, bunlar belli bir olgunluktan sonra da ayrı bir şirket olacak.
Embrio; yeni bir girişim olmasının yanında bir yenilikçilik merkezi!
Embrio; Teknoloji Holding'in yeni sanal girişimlerinin yanı sıra,
sanal dünyada yatırım yapmak isteyen girişimcileri ve profesyonelleri
de destekleyecek. Büyümek için uygun ortam arayan, sanal fikirleri
veya tasarıları hayata geçiren bir teknoloji üssü olacak. "Kazan-Kazan"
ilkesi ile hareket edecek ve Türkiye'yi, Teknoloji Holding'in yeni
girişimlerinin yanı sıra yeni girişimcilerle de tanıştıracak.
TH: Türkiye'de sizin sisteminizde çalışan herhangi bir şirket
var mı? Bu alanda rakiplerinizin oluşmasını bekliyor musunuz?
Embrio'nun yapısını inkübatör ya da risk sermayesi sınıflarından
birine kesin çizgilerle sokmak mümkün değil. Türkiye'de benzer yapılar
tabii ki var, ancak birebir aynı sistemle çalışan şirket gösteremiyoruz.
Bildiğim kadarıyla iki bankanın iştiraki olan iki risk sermayesi
şirketi ile KOSGEB, TOBB ve bazı devlet kuruluşlarının desteklediği
bir girişim sermayesi şirketi var. Özel sektörde de girişimcilere
yatırım yapan bazı şirketler bulunuyor. Bizim sahip olduğumuz en
büyük güç, teknoloji ve yenilikçiliğe odaklı birikimimiz. Bir de
girişimciliğe, yaratıcı fikre olan inancımız. Bunlar aynı platformda
birleşince, ortaya yeni ve farklı bir model çıktı.
TH: Kendi projelerimizi de hayata geçireceğiz diyorsunuz. Elinizde
şu anda hiç proje var mı?
Şu anda elimizde, geliştirilmekte olan ve kendimize ait üç projemiz
var. 2007 yılı başında bu projeleri açıklamayı planlıyoruz.
TH: Yılda kaç projeyi, nasıl bir yatırımla hayata geçireceksiniz?
Belirlediğiniz bir sayı ya da büyüklük var mı?
Her yıl ortalama 3 ila 6 arasında, potansiyeli yüksek projeyi hayata
geçireceğiz. Burada önemli olan, projenin katma değeri ve niteliği.
Projenin potansiyeli, risk düzeyi, sermaye ihtiyacı vb. çeşitli
kriterler baz alınarak yapacağımız değerlendirme ile potansiyeline
göre minimum 100 bin USD'den iki milyon USD'ye kadar çıkan tutarlarda
yatırım yapabiliriz. Aslında bizim için projenin mali yönü değil,
niteliği önemli. O yüzden de kendimize bir sınır koymuyoruz.
TH: Finansal destek nasıl bulunacak? Kendi kaynaklarınız yeterli
olacak mı?
Kendi özkaynaklarımız bunun için yeterli. Ancak elbette sınırsız
bir kaynaktan söz etmiyoruz. İleride kendini kanıtlamış bir girişim
olarak, bu yatırımımızın içinde bulunmak isteyenlerin olacağını
da düşünüyorum. 'Şu kadar rakam yatırabiliriz' diye kesin bir sınır
çizmiyoruz. Fakat gelen projelerin nitelik ve potansiyeline göre
holdingden sermaye sağlayacak yeterli kaynağa sahibiz.
Dolayısıyla şu an bu konuda herhangi bir finansal kuruluştan destek
almaya da ihtiyacımız yok. Kaynaklarımız yeterli.
TH: Destekleyeceğiniz projenin başarısı için neler yapacaksınız?
Nasıl bir strateji izleyeceksiniz?
Ele aldığımız her proje, bizim için potansiyel şirket anlamına
geldiği için projeleri ilk değerlendirmeye aldığımızda, fizibiliteleri
hazırlarken beş yıllık öngörülerini ve hedeflerini belirliyoruz.
Hayata geçireceğimiz projelerin hedeflerine ulaşma durumlarını sistemli
ve periyodik olarak takip edeceğiz. Takip ve incelememiz doğrultusunda
hedefini tutturamayan projelerin modellerinde revizyon yapıp, başarıya
ulaşamamasının nedenlerini inceleyeceğiz. Başarılı olanlar ise şirketleşerek
yoluna devam edecek.
TH: Peki ya başarısız olursa?
Model değişikliği yaptığımız halde hâlâ hedeflerini tutturamayan
ve başarısız olan projelerde, gerekirse Yönetim Kurulu kararıyla
son vermeyi düşünebiliriz.
TH: İlerde bu şirketleri satacak mısınız? Ya da hisselerinizi
devredecek misiniz?
Projeler belli olgunluğa ulaştığında şirketleştirilecek. Proje
mezun olacak ve yerini yeni projelere bırakacak. Şirketlerin veya
hisselerin devredilmesi ile ilgili kısa vadede bir planımız söz
konusu değil. İlk hedefte projeleri karlı şirketlere dönüştürüp
yatırımımızın başarısını kanıtlamamız gerekiyor.
TH: Bu projeleri yurtdışına açacak mısınız?
Doğru pazar ve ispat edilmiş modeller için tabii ki yurtdışında
da çalışmalar yapabiliriz. Doğrusu bunu zaman gösterecek.
TH: Yatırımlarda minimum yüzde kaç ortaklık yüzdesine sahip
olacaksınız?
Fikrin veya projenin değerine göre bu kararı veriyor olacağız.
Yapacağımız yatırım tutarı ve sağlayacağımız destek ve katkı düzeyine
bakarak karar veriyoruz. Ama bir oran vermek gerekirse, ortaklık
oranımız yüzde 10 ila yüzde 50 arasında değişebilecek.
TH: Değerlendireceğiniz projeler internet tabanlı olmak zorunda
mı?
Embrio olarak, değerlendireceğimiz ve geliştireceğiniz projeler
internet (e-business) veya mobil platformlarda hizmet verecek projeler
olmalı. Bu konular dışında gelebilecek proje önerilerine Teknoloji
Holding ve diğer şirketleri olarak da açığız.
TH: Proje ve fikrin iyi olması yeterli mi? Fikri getiren kişi
projesinin başına mı geçecek?
Projenin değerlendirmeye alınması için belirlediğimiz kriterler
açık ve net. Açıkçası çok fazla kriterimiz de yok. Zaten bir proje
ile karşımıza çıkan girişimciler, yüksek olasılıkla bu özellikleri
taşıyor olacak. Fikrin sahibi tüm durumlarda işin başına geçmeyebilir.
Aslında önemli olan fikrin kendisi, potansiyeli, bize vaat ettikleri.
O fikre inanıyorsak, bu potansiyeli açığa çıkaracak, en fazla değer
katacak kadro ile hareket ediyoruz. Ama tabii ki fikrin sahibi,
eğer isterse, getirdiği projeye resmi ortak olmaya devam ediyor.
TH: Çok fazla başvuru olması durumunda nasıl bir strateji izleyeceksiniz?
Gelen tüm başvuruları titizlikle değerlendiriyor olacağız. Yatırıma
değer görülen projelerin doğmadan ölmesine izin vermeyeceğiz.
TH: Peki böyle bir yapı içerisinde fikir sahipleri nasıl korunacak?
Bununla ilgili bir anayasanız vb. var mı?
Proje onaylanma safhasına gelene kadar, "Embrio web sitesi
kullanım koşulları" ve "Embrio web sitesi kullanıcı sözleşmesi"
ile, projenin onaylanması durumunda ise "proje geliştirme sözleşmesi"
ve ilgili diğer sözleşmeler ile karşılıklı hak ve yükümlülükler
belirlenecek. www.embrio.com.tr sitesinde bu soruların net bir biçimde
cevapları bulunuyor. Embrio, girişimcilerden (kişi ya da kurumlardan)
aldığı kişisel bilgilerin, girişimcilerin bilgisi veya onayı dışında
ya da yasal yükümlülük altında bulunulmadığı sürece herhangi bir
üçüncü şahıs, kurum ve kuruluşla paylaşılmayacağını ve herhangi
bir amaçla kullanılmayacağını taahhüt ediyor. Bu konudaki tüm hukuki
altyapı ve yasal zemin tarafımızca sağlanacaktır.
"Son on yılda kurulmuş Google, Amazon, E-bay gibi şirketler,
dünyanın en büyük şirketlerinin piyasa değerlerini aştı! Bu şirketleri
kuran insanlar ise, iş fikirleri ve yaratıcılıklarından başka sermayesi
olmayan insanlardı. Böyle bir-iki girişimin ortaya çıkması bile,
Türkiye'nin, hepimizin geleceğinde neleri değiştirebilir, düşünün.
Türkiye'deki girişimciliğin ve yeteneğin önünü açmak zorundayız."
"Teknoloji Holding olarak, Embrio ile 18 yıllık tarihimizde
yepyeni bir sayfa açıyoruz. Biz girişimcilik gücümüz ve tecrübemizle,
"yeni fikirlerin işe dönüşmesi için", finansmandan pazarlamaya,
teknolojiden yönetime kadar, ihtiyaç duyulan her konuda destek oluşturan
bir platform, Embrio adında bir kuluçka şirket yarattık."
SİSTEM, GİRİŞİMCİLER İÇİN NASIL ÇALIŞACAK?
www.embrio.com.tr sitesinde "Başvurun" bölümünden proje
öneri formunu dolduran herkes, proje başvurusu yapabilir. Formdaki
bilgileri eksiksiz dolduran girişimcilerin başvuruları bir ön değerlendirmeden
geçerek, istenilen şartları sağlayıp sağlamadığı kontrol edilecek.
Değerlendirmeler ise "Embrio Değerlendirme Kurulu" tarafından
yapılacak. Proje fikrinin, Embrio'nun şartlarını sağladığı görülürse,
girişimci ile temasa geçilerek projesini daha detaylı olarak sunması,
pazar analizi, gelir-gider kalemleri gibi geleceğini doğrudan etkileyecek
olan analizin detaylarını paylaşması istenecek. Bu aşamadan sonra
detaylı iş planı ve fizibilitenin hazırlanmasına geçilecek. Gizlilik
sözleşmesi ile de girişimcinin projesinin güvenliği sağlanacak.
Fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra, eğer projenin yalnızca
fikren değil madden de gelecek vaat ettiği görülürse, yatırım kararı
verilerek girişimci ile ortaklık sözleşmesi imzalanacak. Devamında
ise proje geliştirmesine başlanacak, tüm testler tamamlandığında
lansmanı yapılacak.
EMBRİO'NUN PROJE SEÇİM KRİTERLERİ
o İnternet ve mobil platformda hizmet veren (Sağlık sektöründen
üretim sektörüne hatta devlet için de çözüm sağlıyor olabilir...),
o Kategorisinde "ilk" veya "doğru ilk" olan,
o Barındıracağı teknoloji, rakiplerce kolay taklit edilemeyen,
o Pazarda hızlı büyüme potansiyeline sahip,
o Fikrinin arkasında aynı zamanda doğru bir iş modeli olan,
o Ticarileşebilme potansiyeli yüksek projeler.
SIFIRDAN GELMİŞ BİR GİRİŞİMCİ OLARAK, GİRİŞİMCİLERİ
DESTEKLİYORUM
TH: Embrio'nun kuruluşunda, Teknoloji Holding'in girişimcilik
tecrübesine dayanan bir misyonu olduğunu ifade ediyorsunuz... Sıfırdan
gelmiş bir girişimci olarak, bu süreçte neler yaşadınız?
26 yıl önce, 22 yaşındayken kendi işimi kurduğumda, dört yıllık
profesyonel iş tecrübesine sahip, sermayesi olmayan, ancak kendine
ve fikirlerine güveni yüksek, genç bir girişimciydim. İyi bir kariyer
fırsatına ve garantili bir ekonomik gelire, "bir yere bağlı
çalışamayacağımı söyleyerek" sırt çevirdim. Her koşulda kendi
işimi yapacaktım. Biz, OT/VT alanında faaliyet gösteren Exim'i 1988
yılında kurduk. O yıllarda, böyle bir teknolojiyi işe dönüştürmek
için verdiğimiz mücadeleyi bir düşünün. Barkod uygulamasını Türkiye'ye
ilk getirenlerdendik. Barkodu, çubuklar ve çizgiler olarak anlatmaya,
satış yapmaya çalışıyorduk. Doğrusu hiç kolay olmadı...
TH: Yaptığınız işin anlaşılması ne kadar sürdü? Bu dönemde nasıl
ayakta kaldınız?
İşimizi anlatmak için randevu aldığımız kimi insanlar bizi dinlemek
bile istemiyor, kimileri anlamaz bir bakışla karşımızda duruyor,
kimileri ise "Acaba bu çocuklara bir şans vermeli mi?"
diye düşünüyordu. Bir yandan o çubuk ve çizgileri iş dünyamıza anlatmaya
çabalarken, diğer yandan şirketimizi döndürmek için de gece gündüz
çalışıyorduk. Bir dönem, asıl işimize günlük nakit akışı yaratabilmek
için "Sultanahmet Köftecisi" bile açtık. Dolayısıyla geçmişte
hiçbir destek almadan mücadele etmenin, basamakları tırmanmanın
zorluklarını, iş yaşamı bana iyi öğretti. İşte o günlerde, bizi
tecrübe ve birikimleriyle güçlendirecek bir kılavuz kaptanın varlığına
ihtiyaç duyduk. Elbette her şartta başaracaktık; inancımız, azmimiz,
inadımız tamdı. Çok da çalışkandık. Ama o kılavuz kaptan olsaydı,
o kadar sıkıntıyı yaşar mıydık acaba? İşte bu soruları kendime devamlı
sormuşumdur. "Keşkelerim" olmadı, hatalarımız, büyümek
için bize kılavuzluk yapar. Herkes hata yapar. Önemli olan o hatalardan
ders çıkarmak. Ama bugün, aynı yollardan geçen girişimcileri gördüğümde,
doğrusu bir işadamı olarak, onlar için bir şeyler yapmayı çok arzu
ediyorum...
|